Ne Arıyorsun?

Mevlana’ya sormuşlar:
-Kişinin değeri nedir?
Şöyle cevaplamış:
-Aradığı şeydir.

Bu çok sevdiğim söz spor salonunda yürüme bandında aklıma geldiğinde
Ne arıyorum? diye sordum kendime.
Şu çarpıcı gerçekle yüzleştim o anda.
Aradığım şey aynı zamanda isteklerimdi.
Ne istiyorsun Haso?
Sağlıklı bir beden.
Güzel bir vücut.
İyi çalışan bir kalp… vs
Anladım ki aradığımız şeyler sürekli değişiyor.
Bizler de sürekli değişiyoruz.
Eve gelip duş alırken yeniden sordum:
-Ne arıyorsun Haso?
Temiz bir beden.
Mutfağa indim. Tekrar:
-Tok bir mide arıyorum.

Büyük büyük düşünmekten küçük,basit ve herşeyi oluşturan parçaları atlıyoruz.
Dumanı üstüde tüten yuvalama çorbasını içerken inledim.
Ne arıyorsun Haso?
-Haz.
Hem de ne haz!

Haz demişken…
Bedenimin çanları çalmaya başladı. Hemingway’ın çanları sussun bi!

Vücudumun zerrecikleri oynaşıyor.
Ne arıyorsun Haso?

-Tarım kredi kooperatifinin yüzde kırk fındık parçacıklı sürme çikolatasını ayak baş parmağımdan emilmesi?

öyle öyleee…
ne zaman bıraktık beklentiyi yüksek tutmayı?
partnerimiz adına bahaneler ve özürleri kendimize sunduğumuzda mı?
-O aslında şöyle de; onun bundan haberi yok.
yahu kim bilmez tarım kooperatifini? hahaha

Biz aslında istemeyi bıraktık.
yaani;
biz aslında aramayı bıraktık.
yazarın da dediği gibi;
-Mutluluğu çağın reyonlarında arıyoruz.
oysa ki;
Parmak uçlarımızda. Dokunmak istediğimiz,elimizi daldırdığımız bir çuval pirinç… mercimekteki o haz. Bir sürü minicik bir arada olan,elimizi saran o histe. Yeni çıkmış bir sakalın farkında,uyuyan yavrumuzun akıttığı salyanın içimizde filizlendirdiği şevkatte.

Büyük düşünürsek; hakikat mı aradığın?
O zaman gündelik yaşamında her daim dürüst olmalısın. Öncelikle kendine.
Büyük başarılar mı aradığın?
Yine her gün uyguladığın küçük disiplin ve rutinler olmalı.
Aşk mı aradığın?
Şekilciliği bırak. Kabul görme kriterlerini tekrar gözden geçir.
Gökyüzüne bakıp bulutlardan benzetme oynayabilir mi seninle?
Ya sen? Aşk sanki içimizdeki çocuğa hitap ediyor gibi. Şimdiki statümüze değil.
Yani aradığımız şey; ”mutlak mutluluk” a varmak ise; yola bakmalıyız bence. Yolu, gerçekten kendimiz ne istiyorsak ona göre inşaa ederek.

Haso?
-efem?
Şimdi ne arıyorsun?
-”Ay’a baksana” diyen bir çağrı.

Size hiç böyle bir mesaj geldi mi?
Bana çok geldi.
Benden de çok kişiye gönderildi.

O zaman…
Sormaz mıyım size?
Aradığınız şeyin peşinde koşarken;
Ya siz?
Aradığınız şey olabildiniz mi hiç?

Not:Bu yazı bitince yere rahat bir pozisyonda bağdaşta oturdum. Kalça etlerimi açarak iyice yerleştim. Beni taşıyan kalça kemiklerimi iyice hissettim. Gözlerimi kapattım.
Bacaklarımı ve ayaklarımı düşündüm. Okşadım. Hiç yorgun olmadıklarını gördüm. Depara koşacak sağlamlılık ve coşku hissettim. Ayaklarımı kucakladım,öptüm onlara teşekkür ettim.
İyi iş çıkardınız!