Kendimle Dürüst Yüzleşmelerim

Aynen böyle yazıyordu başlıkta. Estel Bensinyor’un hazırladığı içsel yolculuk defteri.
Öncelikle kendimizi tanıtmamızı istiyordu kendimize.Sizlerle paylaşmak istedim.Tam da bugünü kendime ayırmışken gün içinde çokça merak ettim, hiçbir şey yapmama güzelliğini kaç kişi yaşıyor? Veyahut kaç kişi biliyor?
İtalyanlar gibi; Dolce Far Niente. (boşluğun verdiği keyfi öğütleyen bir İtalyan felsefesi.)Sonra ertelediğim işleri yaptım. Çiçek diktim. Toz aldım. Balkonumda gelen geçeni izledim. Lezzetli bir yemek attım fırına. Canım sıkılsın istedim bir ara. Sıkılmadı. Bir kadeh şarap doldurdum bir saate yakın etrafı izleyerek sadece düşündüm. Sonra içimden yazmak geldi. İyilik ve kötülük yok. Doğru veya yanlışın olmadığı gibi.Kendime kurduğum dünyamı düşündüm. Toplumsal onaysız.Her pencere farklıdır. Her duygu görüleni değiştirir. Venedik’e herkesin bayılıp benim beğenemem gibi. Dostoyevski’ye herkesin bayılıp benim beğenmemem gibi… Bugünden beri pek çok kez Venedik ile ilgili şeyler çıktı karşıma. Hepsi de iyilik ve güzellik üzerine. Oysa benim için Venedik bağcıların su basmış hali gibiydi. Yeşil yok. Her yer su ama derin bir nefes alamıyorsun. Sokak aralarında yüzünü kaldırsan göğü geniş göremiyorsun. Yıkık dökük binalar arası asılan çamaşırlar. Her yerin sidik kokması…etrafımızdan duyduğumuz güzellemeler görüşümüzü ne kadar etkiliyor farkında mıyız? Şimdi bu defteri açar açmaz karşıma gelen sorularla içe dönüklüğümün azaldığını fark ettim. Zaten her şey doğru zamanda bizi bulmaz mı?
Sorguladığım bir dönem ve reset atmak için önce cesur olmak gerek. Kaçımız kendiyle kalıyor? Uyurken bile telefona bakarak uykuya dalınıyor. Bir ohh deme ritüelimiz kalmadı. Bu kaçış işimize mi geliyor? Bu yüzden yoga matı çok değerli bir alandır. Hiçbir yere kaçamazsın. Vücudunun zorlandığı noktaların zihnindeki zorlandığın yerleri tetikler. Ruh ve beden bütündür.Açık olduğun alanlar hareketine yansır kapalıların yansıdığı gibi… Telefona bakamazsın,birini çağıramazsın,yemek yiyemezsin,tuvalete gitmezsin,oradasındır işte. O anda. Şimdi’yi yaşarsın. Herkese öneririm yoga’yı. Madem mata çıkmıyorsun o zaman al eline kağıt kalemi. Yüzleşmeye hazır mısın?

-Kendimden genel olarak memnun muyum?

Geçme diğer soruya önce cevabını yaz sonra diğer sorular. Tüketimi bırak. Hemen bir diğerine geçmeyi bırak. Kaydırmayı bırak. Kal bu soruda.
Kendinden memnun musun?
Kendinden memnun musun?

başının etini yemek istiyorum şu an. 🙂 vardır öyle gıcık hallerim.

-Hangi alanlarda memnunum?
-En çok neye ihtiyacım var?
-En çok neyden arınmaya ihtiyacım var?
-En karanlık yönlerim? (yakın arkadaşlarınıza sorun)
-Aile,arkadaşlık,sevgili ilişkilerim nasıl?
-İnsanlara nasıl bir imaj sunuyorum?
-Gerçekten en derin ve aşamadığım üzüntüm ne?
-Gerektiği kadar destek istiyor muyum?

İçinizden cevaplamayın lütfen yazıya dökün.
Öyle işte…
Ben cevapladım. Çok iyi geldi. Kendine ayırdığın bu vakit için teşekkür et.

Her şeye yetişiyorsun. Kendini erteleme. Çok emek verdin. Bugününü hak et. Gözlerini kapat. Burnundan derin bir nefes al. Ağzından ver.
Evren seni duyuyor olsaydı;ona ne söylerdin?