
KEHRİBAR
Doktor Suat ruh ve sinir hastalıkları hastanesindeki odasının camından dışarıyı izliyordu. Birkaç gündür gidip gelen güvercinin yuvasını tamamlayıp tamamlamadığını merak

Doktor Suat ruh ve sinir hastalıkları hastanesindeki odasının camından dışarıyı izliyordu. Birkaç gündür gidip gelen güvercinin yuvasını tamamlayıp tamamlamadığını merak

Bar tenha sayılırdı. Arada tek tük gelenler kapıdan bakıp oturmadan geri dönüyordu. Böyle boş olunca barın ışıkları büsbütün çok geliyordu

Yedinci çift ayakkabının sol teki yonca bahçesindeki ısırganlar gibi inceden sinir uçlarıma nasıl da değiyordu böyle? Etrafa bakmaz oluşum, flu

Alelacele pantolonunu çıkarıp kasıklarına kadar sıyrılmış şortunun buruşuk yerlerini itekleyerek yarım yamalak düzeltti. ‘’Hadisene olumm’ diye bağıran arkadaşlarına yetişmek için

Daire Yatmaya hazırlanmış son bir kez kiralık ev ilanlarına göz gezdiriyordum. Şöyle eski püskü ama yeni bol güneş alan, kullanışlı

‘Bu kim’ diye sordu. Dağılmış fotoğrafların arasında yerde otururken iri gözlerindeki merak ve sesinin tonundaki özgüven yaşıtlarına göre olgun sayılırdı.

Kalender Eren yetmişine merdiven dayarken o sabah da her zaman olduğu gibi sinek kaydı traşını güçlü elleriyle kendi oldu. Tek